En Güzel Hediyeyi Almak İsteyenlere Bilimsel Öneriler

Yılbaşı geliyor, kime ne hediye alsam diye kara kara düşünüyoruz. Tabi bu hediye işini sadece yılbaşında değil doğum günlerinde, yıl dönümlerinde, özel günlerde, hatta durduk yere düşünmemiz de gerekebiliyor. Kendi kendimizi ödüllendirmek yada sırf can sıkıntısından aldığımız hediyeleri de es geçemeyiz. En son aldığın bilimum özellikli cep telefonuna gerçekten ihtiyacın var mıydı?

Hiç düşündünüz mü, neden hediye almak isteriz? Çoğumuz bunu, kendimiz yada bir başkası, birini mutlu etmek için yapar. Peki gerçekten kalıcı bir mutluluk, memnuniyet hissiyatı vermek için hediyeler, yani “şey”ler satın almak en iyi yöntem mi?

Kalıcılıksa derdimiz, herhalde(!) “şey”leri tercih edeceğiz. Bir telefon, bir araba, bir gömlek yıllar boyunca bizimle birlikte olabilecek. Baktıkça onu veren kişiyi hatırlayacağız üstelik 🙂

– Canım hiç gereği yoktu, çok zevkli bir gömlek, çok teşekkür ederim.

– Güle güle giy bir tanem. Giydikçe beni hatırlarsın.

Tahminen ilk giyişte bir hatırlama olacaktır. Peki iki haftada bir giydiğiniz bir gömleği belli bir süre sonra kim almıştı, neden almıştı hatırlayacak mısınız?

Düşünsene baban doğum gününde sana en büyük ekranlı en son model cep telefonundan aldı. Hiç gerek yoktu derken en masumane pozumuzu takınmaya özen gösteririz.

-Babacım hiç gerek yoktu, çok masraf etmişsin.

– Ne demek, benim kaç tane kızım var. Kullandıkça beni hatırlarsın.

– Bir tanesin babacım. Peki bu hatırlama kısmında ciddi misin?

– tabi… ben onu alana kadar ne kadar çalıştım bir bilsen.

– ııııh… her gün mü hatırlamam gerekiyor peki?

– hayır her bildirimde 😀

– ehehehe… mırk…

– hadi güle güle kullan :))

Bu “şey”ler vererek kendini hatırlama olayı başka bir dünyada belki mümkün olabilirdi, ama şurada (bu yazıyı okurken) kendimize karşı dürüst olalım, bizim dünyamızda hiç de öyle değil.

Bilim ne diyor?

Peki mutlu olmak, mutlu etmek için hediyeler, “şeyler” alma konusunda bilim ne diyor?

Cornell Üniversitesiden Psikoloji Profesörü Thomas Gilovich para ve mutluluk arasındaki ilişki konusunda son 20 yıldır çeşitli araştırmalar yapıyor. (bilimsel açıdan çok havalı, ikna edici bir cümle olmuştur umarım). Onun söyleyecekleri herkesi mutlu etmeyecek cinsten.

Dr. Gilovich’e göre bir “şey”ler alarak mutlu olmanın önündeki en büyük engel adaptasyon. Doğamız gereği dünyaya ve çevremize adapte olmaya programlanmışız ve bu mutlu olmak için aldığımız “şey”ler için de geçerli!

Profesör Gilovich mutlu olmak için bir “şey”lere yatırım yapmaktansa vaktinizi ve paranızı sanatsal etkinlikler, doğa aktiviteleri, yeni bir beceri öğrenmek, farklı yerlere seyahat etmek gibi deneyimlere harcamanızı öneriyor.

100_8980
Belki merak eden olur burası Ayder… pardon Hatay, Kale-Çevlik yolu.

Değerli profesörümüzün önerileri “Easterlin Paradoksu” denilen psikoloji çalışmalarının bir sentezini yansıtıyor. Bu çalışmaların sonucu ise şöyle özetlenebilir: para mutluluk getirir ama belli bir noktaya kadar. Bir deneyim yaşamak ile bir “şey”e sahip olmanın verdiği mutluluğun kıyaslandığı çalışmada, katılımcılar en başta sahip oldukları materyal eşya ile yaşadıkları deneyimin benzer oranda mutluluk verdiğini söylemişler. Fakat zaman geçtikçe sahip oldukları eşya daha az mutluluk verirken kişinin deneyimi giderek daha fazla mutluluk vermeye başlamış.

Deneyimin varoluşsal önemi

Varoluşsal açıdan bakıldığında, eksperiyans ontolojik olarak benliğin açıklanamaz, dışsal etkenlerden arınmış… şaka lan şaka :)))

Deneyim diyor Gilovich, bizim bir parçamız haline geliyor zamanla. Bizi tanımlayan şeylerden biri halini alıyor diyor. Halbuki eşyalar için aynısını söylememiz pek mümkün değil. İlk başta aldığımız “şey”lerin bizi mutlu ettiği bir gerçek ama bu, zamanla normalleşme dediğimiz alışma süreci sonunda etkisini yitiriyor. Ayrıca kendimizi bu eşyalar aracılığı ile tanımlamalarımız da çok kalıcı sayılmaz. Bir günde iphone’culuktan android’çiliğe (yada tam tersine) terfi eden yok mu hiç etrafımızda?

gsmarena_001
Tarafımızı belli edelim 🙂

Sonuç olarak Gilovich diyor ki sahip olduğumuz eşyaların değil sahip olduğumuz deneyimlerin bir toplamıyız. Yaşadığımız deneyimler düşünüş şeklimizi, benliğimizi kalıcı olarak etkileyebiliyor ve bizi biz yapan özü dönüştürüyor.

İyisi – Kötüsü

Deneyimlerin “şey”lere karşı bir başka üstünlüğü de kötü deneyimlerin bile ileride kişiyi mutlu edebilmesi. Kötü bir bilgisayar yada telefon bizi hergün illallah ettirebilecek güce sahip. Kötü bir deneyim ise, yaşarken elbette canımızı sıkar ama üzerine düşünüldüğünde dersler çıkarıp zamanla bir başkasına anlattığımız gülünç bir hikayeye dönüşmesi pek mümkün.

Mesela eşimle geçen yaz Sorgun Yaylası’nda çadırda geçirdiğimiz akşam kötü bir deneyimin trajikomik bir hikayeye dönüşmesi açısından çok güzel bir örnek. (ilgili blog yazımı buradan okuyabilirsiniz)(aslında bir diğer zor ve travmatik deneyimimi –Bolu Uluyayla bisiklet turumu- şurada anlatmıştım). 

İnsanlarla bağ kurmak

Ortak deneyimlere sahip olmak ile ortak eşyalara sahip olmanın sizce hangisi diğer insanlarla güçlü bir bağ oluşturmamızda, sosyalleşmemizde etkili?

Düşünün işte daha önce Nepal’e gezi yapmış iki kişi mi yoksa 4K televizyona sahip iki kişi mi daha çok bağ kurabilir? Araştırmacılara göre deneyimler benliğimizi dönüştürdüğünden ortak deneyimlere sahip insanlar birbirini daha iyi anlama, daha çok şey paylaşma eğilimde oluyor. Bu açıdan bakıldığında, bir kişi ile beraber yaşadığınız bir deneyim sizde benzer dönüşümler yaratıp, sizin o kişi ile olan bağınızı güçlendirebilir. Diğer yandan ortak eşyaları olan insanların iletişimine bakıldığında diyalogların daha çok “seninki kaç cigabayt”, “yok benimki plus değil“ gibi eşyaların özellik kıyaslaması olarak gerçekleştiği ve iki kişi arasındaki bağı her zaman güçlendirmediği gibi rekabeti ön plana çıkardığı gözlemlenmiş.

20150503_113139
Panos (Çapar) Amcamız, Sarı Gelin türküsü ile Vakıflı köyünde bizi ağırlıyor. Panos Amca’nın sırrı nedir bilmiyorum ama sohbetiyle köye gelen herkesin aklında yer ettiği bir gerçek. Bizimle 2-3 dakikada kurduğu bağ hala canlı, başlı başına bir deneyim Panos Amca (merak edenler ismini google’layabilir.)

Yukarıdaki duruma yine kendi hayatımdan bir örnek Sorgun Yaylası maceramız olacak. Eşimin ilk kez çadırda kamp yapmaya niyetlenmesi sayesinde hala düşünüp düşünüp, üzerine konuştuğumuz bir tatil deneyimi yaşamış olduk. Hem kendimize dair hem de birbirmize dair yepyeni şeyler keşfettik. Hem ilişkimiz gelişip, dönüşürken hem de geleceğe dair planlarımız bambaşka bir hal aldı. Sadece 3-5 günlük bir tatilin böyle bir etkisinin olacağını hiçbirimiz tahmin edememiştik. Bu kadar yazının üstüne yine de bize bir “şey” almak isteyen olursa bir “karavan” almayı düşünebilir. Şimdiden kendilerine teşekkür ediyor, kullandıkça hatırlayacağımıza söz veriyoruz 🙂

Deneyim, deneyin, denetin

Elimizde, kişileri uzun vadede daha mutlu eden bir seçenek var: deneyim. Arkadaşlarımız, eşimiz-dostumuz için önemli olduğu kadar kamu kuruluşları ve şirketler, yani insan gruplarını yöneten kesimler için de önemli bir nokta deneyim. İnsanları alışveriş yapmaya yönlendirmek yerine onlara doğa-spor yada sanatsal aktiviteleri yapabilecekleri ortamlar ve olanaklar sağlamak, iş hayatında onlara kendileri ile ilgilenebilecekleri, tatil yapabilecekleri, yeni şeyler düşünüp, yeni yerler keşfedebilecekleri zamanı tanımak tüm yönetenlerin daha mutlu bir toplum için atması gereken adımlar arasında ilk akla gelenler olmalı.

Yeni yıla bir kaç gün kala hala hediyenizi iyi düşünerek seçmeye vaktiniz var. Sevdiklerinize armağan edebileceğiniz en güzel şey hiç unutamayacakları bir deneyim. Bunun için uğraşıp emek vermek ve risk almayı denemek ise tamamen size kalmış.

Yeni yılın size kalıcı armağanlar getirmesi dileğiyle.

kaynaklar:

1: http://m.fastcompany.com/3054815/why-its-better-to-give-experiences-not-things

2:http://m.fastcompany.com/3043858/world-changing-ideas/the-science-of-why-you-should-spend-your-money-on-experiences-not-thing

 

Reklamlar

3 comments

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s