Yağmur Altında Zihinsel Tırmanışlar | Uluyayla-Ovacuma-Ulus, Bartın Bisiklet Festivali

Yağmur Damlaları

Yağmur tatlı tatlı yağarken tırmanmak, yokuş aşağı inmek yada düz yolda gitmekte sıkıntı yok hatta keyifli bile diyebilirim ama belli bir şiddetten sonra artık yağmur taneleri sırtına küçük taşlar gibi düşmeye başlıyor. Sen de psikolojik olarak kendini baskı altında hissediyorsun, zihnen zorlanmaya başlıyorsun.

11235393_498092110351518_6836402747531197221_o
Uluyayla Yolu Fotoğraf: Turgay Alan

Yağmurlu havalarda bir de yüksek hızda pedallıyorken yüzünü koruma olasılığın çok yüksek değil. Su püskürten bir duş başlığının sürekli yüzüne dönük olduğunu hayal et. Kasktan ve gözlüklerden süzülen damlalar burun ve elmacık kemikleri arasında paylaşılır ve bunlara bulutlardan el değmeden gelen damlalar eklenir. Buruna düşen damlalar giderek büyür ve  aşağı doğru kayararak bıyığa geçer. Buradan bıyıktaki kılları yararak dudaklara ulaşır.

Fotoğraf: Turgay Alan
Fotoğraf: Turgay Alan

Diğer yanda elmacık kemiklerinden yanaklara geçen damlalar soluğu çenede almak istemektedir. Bu sırada dudaklardaki damlalar içilecek büyüklüğe gelmiştir. Susamışsan arada bir iki damla çekersin içine. Diğer türlü dudaklarını içeri doğru büzerek çeneye doğru damlalara yol verirsin. Sonunda oradan buradan gelip çenede buluşan damlalar da özgürlüklerine kavuşacak ve sen onların nereye gittiğini hiç bilemeyeceksin.

Hedefe kilitlenme ve inanç

Bir noktaya varmaya yeterince odaklanmışsan bacakların yorulmaz, üşümezsin, her viraj son virajdır… ama tabi yine de yol bitmez 🙂

Kararlı bir duruş bisikletçinin hedefine varması için en gerekli şeydir. Fotoğraf Turgay Alan
Kararlı bir duruş bisikletçinin hedefine varması için en gerekli şeydir. Fotoğraf Turgay Alan

Aslında bilimde laktik asit birikmesi, hipotermi denen şeyler “vardır” bunlar vücudun yorulduğu, soğuktan donma noktasına geldiği yerde bizi uyaran sistemlerdir ama sen yine de hedefe varabilmek adına bu olumsuz belirtilere karşı duyarsızlaşmaya çalışırsın. Hani şu “soğuğu silmek” gibi.

Zihnimiz ve Küçülen Bedenimiz

Yağmur yağdıkça ıslandıkça ve üşüdükçe küçülen bir fiziksel varlığa, bedene sahiptir biskletçiler. Bacaklar yoruldu bitti tükendi ama durmak yok, pedal çevirmeye devam ediyoruz, yani, bacaklar zihin yardımıyla fiziksel, bedeni sistemden ayrılıyor, bisikletin mekaniğine piston olarak monte ediliyor, yani, otomatik pilota geçiliyor.

12194645_498868270273902_2926526082614097563_o

Eldivenler tamamen ıslak, bisiklet üstünde köfte yapar gibi yumruğunu sıkıyorsun sular damlıyor. Eller üşüyor, ellerden bileklere bileklerden dirseğe doğru soğuk ilerliyor. Üşüme hissi dayanılmaz hale gelince ele kola ait kontağı kapatıyoruz. Bir ara ruhumuz ısınır gibi oluyor. Diğer yandan yoğun yağış sebebiyle ense ıslanmış ve rüzgar da eklenince tutulma gerçekleşiyor. Birazdan sıcak bir yerde sobanın başında oturma hayalleri ile ense sistemden çıkarılıyor.

Kafada elde ayakta bir sürü kılıf var ama ilk bir kaç saatin ardından şiddetlenen yağmurla beraber hepsi sırılsıklam oluyor.
Kafada elde ayakta bir sürü kılıf var ama ilk bir kaç saatin ardından şiddetlenen yağmurla beraber hepsi sırılsıklam oluyor.

El bilekleri ağrıma yapmıştır, bacaklar üşümektedir, popo artık dayanılmaz bir acı içersinde, dizler sızım sızım sızlamaklıdır. El bileğinde hadi pozisyon değiştirdin, ya popo? Bacaklar devre dışıydı, popo vucüttan ayrılıyor, dizlerde hissiyat kapatılıyor. Ayakkabıların içi havuz, her pedalda ayaklar yeniden ıslanıyor, ayaklar da kopmaya hazır, geri sayım başladı. Sıcak olduğunu hayal ettiğin kahvehaneye kadar, ısınabileceğine inandığın yere gelene kadar bir de bakmışsın tüm uzuvlarından arınmış sadece bir zihin olarak kalmışsın. İşte meditasyon denen şeyi sen ne sandıydın?

12189493_498091607018235_8614376748636315958_o
Meditasyon bazen bu fotoğrafa bakmak da olabilir. Uluyayla Yolu. Fotoğraf: Turgay Alan

Kahvehane

Sen! Ey bisikletçi! Bedenini terketmiş, %100 zihin olarak, aşmış kafalarda ilerlerken o ulaşılmaz gibi görünen yere sonunda ulaşıyorsun.

Sonra bir abi gülerek sesleniyor:

-Hemşerim havalar da çok sıcak terlemiyon mu? hehehe!

Öbür abi:

-Kardeş afedersin ama siz böyle napıyonuz?!!

Ardından 3-5 soru daha geliyor ben hangi birine ne desem diye düşünürken alıyor beni bir titreme. Kahvehane önünde oturan ahali ister istemez seni gerçeklerle yüzleştiriyor ve bir anda silinen, sistemden çıkan, kopan parçalar teker teker bedenine geri geliyor ve soğukta kısa taytla pozlar verirken bir anda titreyerek horon teperken buluyorsun kendini.

Hani meditasyondu? Kafalar güzeldi? Hani aşmıştın? Hani silmiştin? Nooldu?!!

Şimdi milletin önünde hiçbir soruya cevap veremeyen, titreyen, afedersin altına giyecek donu olmayan bir adamsın. Şimdi .iktir git otur oturduğun yere.  

12186739_498866306940765_7533704553964673653_o
Aynen işte böyle, oturmak… Fotoğraf: Turgay Alan

Sağolsun Turgay Abi imdadıma yetişiyor ve “iki dakka izin verin be kardeşim, yorulduk bi dinlenelim” diyerek kahvehanenin kapısından içeri alıyor beni.

İçeri oturduk ama biliyoruz ki artık Ovacuma kahvesinde ve meydanında mevzu motorlu, bisikletli gezen deliler.

Az önce yaylada karşılaştığımız Teyze. O da bizim akıl sağlığımızdan şüphe duyuyor. Sürekli "Yavrum bu çocukların pantolonu yok mu, üşür bunlar" diyordu. Haklıymış. Uluyayla. Fotoğraf: Dinçer Özoran
Az önce yaylada karşılaştığımız Teyze. O da bizim akıl sağlığımızdan şüphe duyuyor. Sürekli “Yavrum bu çocukların pantolonu yok mu, üşür bunlar” diyordu. Haklıymış. Turgay Abi, Teyze, Arman ve Cahit. Uluyayla. Fotoğraf: Dinçer Özoran
image
Bu festivalde üniversitemiz de yanımızdaydı, onların destekleri sayesinde zorlukları daha kolay aştık.

Kahvehane kesinlikle dışarıdan daha iyi ama ısınma konusunda hayal kırıklığına uğruyoruz. Soba yanmıyor, kaloriferler kapalı. Kurumak bir anda hayal oldu. Bizden 5 dakika sonra kahveye varan Arman yokluktan çayocağındaki çaydanlığa yanaşıyor çaresiz. En son Cahit geliyor. Masaya gelip gözlükleri çıkartmasıyla aklıma Arnold Şıvarzeneger’in Mars filminin gelmesi bir oluyor.

Cahit bize göre ekstra yorulmuş ve gözler yorgunluktan yerinden fırlayacak gibi olmuştu (temsili)
Cahit bize göre ekstra yorulmuş ve gözler yorgunluktan yerinden fırlayacak gibi olmuştu (temsili)

Hepimiz tek tek döküldük masaya. Birbirimize bakıp bakıp gülüyoruz. O anı anlatabilecek en iyi kelime sanırım “saçma!”. Titreme, yorgunluk ve açlık ile ne kadar doğru düşünebiliyordum bilmiyorum ama bir ara orada oturan, bin bir türlü soru soran abilere hak verme eğilimine bile girmiştim. Bugün bu havada bu yaptığımız şey, giydiğimiz bu kıyafetler, amacımız, hepsi sanki çok saçmaydı.

Başımdaki bu kukuleta ve sırıtış... Evet kafalar güzel.  Fotoğraf: Turgay Alan
Başımdaki bu kukuleta ve sırıtış… Evet kafalar güzel. Fotoğraf: Turgay Alan

Turgay Abi de sırılsıklam ve yorgundu ama motorla geldiğinden bize göre biraz daha az yıpranmıştı. Daha aklı başında olarak hemen bir kaç sıcak çay sipariş etti, küçük bir sofra kurdu ve günün kalanı ile ilgili plan program yapmaya, kalan rota hakkında bizi bilgilendirmeye başladı. O esnada nasıl bir çaresizlik, bitkinlik ve tükenmişlik gösterdiysek, kahvecileri bir telaş aldı, klimayı çalıştırmak için bir çaba içerisine girdiler, “sıcak üflemesi nasıl oluyordu”, “bu bozuk herhalde”, “kaç derece yapacağız” derken bir 10 dakika içerisinde klima sıcak üfler duruma geldi. İnanılmaz bir şey! Klima çalışırken biz bir yandan yiyoruz, bir yandan içiyoruz, öbür yandan ısınıyoruz, beri yandan kuruyoruz ve kıyafetlerimizi kurutuyoruz. Yeniden doğmak işte bu olmalı!

Bir iki yedek kıyafeti de giydikten sonra aklımız başımızda gücümüz yerinde tekrar yarı ıslak taytımızla soğuk selelere oturup yol almaya başlıyoruz. Geldiğimiz yollara göre gittiğimiz yol giderek güzelleşiyor. Artık tokuz, titremiyoruz ve sürdükçe daha da ısınıyor, sürdükçe daha da keyifleniyoruz.

Turgay Abi, Cahit, Ben ve Arman. Ovacuma-Bartın Yolu.
Turgay Abi, Cahit, Ben ve Arman. Ovacuma-Bartın Yolu.
Reklamlar

4 comments

    • Turgay Abi daha önce böyle bir güne sığan doyurucu bir rota, yıllarca unutamayacağımız bu kadar güzel fotoğraflar bir turumuzda bir araya gelmemişti. Harika bir tur oldu, emeğimize sağlık.

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s